Zihinsel Engelliler Öğretmenliği ve Sertifika

e-Posta Yazdır PDF

Liseyi bitirene kadar birçok mesleği düşünürüz. Öğretmen olacağım! Doktor olacağım! Mühendis olacağım! …diye uzar gider okul hayatımız boyunca olmayı istediğimiz meslekler.

İlk öğretmenimizdir, ona ve mesleğine hayran oluruz ve birçoğumuz büyüyünce öğretmen olmayı ister. Kimimiz hastalandığımızda bizi iyileştiren doktor gibi olmak ister, kimimiz ailesinin de etkisi ile onların istediği meslekleri seçmesi gerektiğini düşünür ama pek çoğumuz pekte bu meslekler hakkında bilgi sahibi değildir.

Yıllar geçtikçe bizler büyüdükçe, tüm meslekleri tanımaya ve ilk başta söylediğimizden farklı mesleklere yönelmeye başlarız; ama asıl kararı vereceğimiz Lise yıllarında hangi mesleği yapmak istediğimize karar vermiş oluruz. Amacımıza ulaşmak için üniversitede alacağımız puanı ve bu meslek için okunacak eğitim yılları hakkında araştırmalar yapar ve tam bir bilgi sahibi olarak üniversite sınavına hazırlanıp gireriz.

Üniversite sınavında istediğimiz mesleğin puanını tutturabilmişsek kendimizi dünyanın en şanslı bireyi hissederiz. Nasılda mutlu oluruz. Aslında bizim için asıl zor sürecin şimdi başladığının farkındayızdır ama bu uzun sürecek eğitim yıllarının sonunda kendimizi görmek istediğimiz noktada hayal edip güç buluruz.

Okurken şunu fark ederiz, eğitim hayat boyu sürecek uzun bir yoldur fakat bunun temel eğitimini iyi almış olmanın hayat boyu insana yadsınamaz bir katkısı olacaktır. Uzmanı olacağımız meslek için yıllarca eğitim alacağız, bütün temel bilgileri öğreneceğiz ama bununla bitmeyecek biz hep öğrenmeye devam edeceğiz. “Olsun deriz! Sonunda istediğim mesleği yapıyor olacağım ya!”

Ailelerimizin mesleki seçimimize doğrudan etkisi vardır biliriz. Birgün onlara “Anneciğim, babacığım ben öğretmen olmaya karar verdim” dediğinizde sevinirler ama “Zihinsel engelliler öğretmeni olacağım” dediğinizde şaşırırlar!  Tepki gösterirler. Neden bu meslek? Eğitim almasının zor olduğunu düşündükleri zihinsel engelli çocukların öğretmeni olmak istemesini anlayamazlar. Sizi zaten pek fazla anlayanda bulamazsınız; aynen zihinsel engellileri de anlayan kişilerin az olması gibi zihinsel engelliler öğretmenliğini seçmiş olmanızı anlamazlar.

Siz kendinizi farklı olan bir kitlenin eğitimine adamaya karar vermişsinizdir. Oysa ne çevrenizde, ne ailenizde, ne tanıdığınız hiçbir zihinsel engelli yoktur. Uzaktan, TV’den, gazetelerden görmüşsünüzdür ama eğitimle çok daha iyi duruma gelen bu özel çocuklara duyduğunuz sevginiz ve ilginiz bu mesleği seçmenize sebep olmuştur kendinizi onlara yakın hissettirmiştir.

Dört yıl gibi uzun bir öğretim süreci sonunda mesleğinizi icra edeceğiniz diplomanızı aldığınızda sevincinizin tarifi yoktur. Kolay değil bu mesleğin uzmanı olarak, zihinsel engelli çocukların eğitimine başlayacağınız zamanı beklemek. İl Milli Eğitim Müdürlüğünden öğretmen olarak atanacağınız zamanı beklerken duyduğunuz bir şey bütün şevkinizi sevincinizi yarım bırakır.

“Onca yıl boşuna mı okudum bu bölümü?” diyeceğiniz kadar üzülürsünüz.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 160 saatlik eğitimle sınıf öğretmenlerine ve branş öğretmenlerine zihinsel engelli öğretmeni sertifikası vereceğini duyurduğunda yıkılırsınız. Siz sınıf öğretmenliği, branş öğretmenliğini nasıl yapamıyorsanız;  diğer bölümdeki öğretmenlerin böyle özel bir bölüme nasıl öğretmen olacağını düşünürsünüz!

Nasıl böyle bir şey olabilir? Nasıl bu kadar kolay bu özel eğitim bölümünü bitirmiş öğretmenlerin mesleğini yalnızca 160 saatlik alınan bir eğitimle başka bir öğretmen yapabiliyor. Nasıl 4 yıldır okunan bir bölüm 160 saatlik bir eğitime sığdırılabiliyor?

Boş kontenjan açıklarını tamamlamak için böyle bir yönteme başlandığı söylenir ama bu sizin için açıklayıcı bir yanıt olmaz. Madem ihtiyaç var, neden yalnız 9 üniversitede bu bölüm var. O zaman bölüm sayısı yükseltilebilir. Yılda 145 öğretmen mezun oluyorsa bu sayı ihtiyaca göre çoğaltılır. Ama bir sertifika bunca okuyan bu meslek için çaba harcayan öğretmenlere haksızlık sayılmaz mı?

Öğretmenler arasında bu sertifikayı alıp çok severekte yaptığını söyleyenler var. İyi niyetle, ellerinden geldikçe en iyi şekilde yapmaya çalışıyor olabilirler! O zaman 4-5 yıllık üniversite eğitimine ne gerek var, o zaman niye okudu bunca insan, bu o insanlara ve zihinsel engelli ailelerine haksızlık değil mi?

İlgili filmi izlemek için tıklayınız...

Son olarak yalnızca tek bir soru soracağım tüm insanlara; Sizin için fark etmez mi? üniversite eğitimi alarak (4 yıl bu bölümü okuyarak) öğretmen olanla, sertifika alarak (160 saat eğitimle) bunu yapmak isteyen öğretmenler arasında fark yok mu? Yani siz çocuğunuzu hangisine gönderirdiniz?