Bir kitap okudu hayatı değişti

e-Posta Yazdır PDF

Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV) Başkanı Yavuz Kocaömer, 1996’dan beri engellilerle ilgili çalışmaların göbeğinde yer alıyor. ‘Bu işlere’ Almanya’da okuduğu bir kitabın ardından başlayan Kocaömer, daha önce benzeri gerçekleşmemiş, engellilere yönelik yeni bir sigorta projesini yakında açıklamak için hazırlanıyor.

Engellilere telefon mesajlarıyla destek verilen bir kampanya başlatan Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV), önümüzdeki haftalarda engelliler için daha önce benzeri hayata geçirilmemiş büyük bir sigorta projesini açıklamak için hazırlanıyor. 1999 yılında kurulan vakfın başkanı, Milliyet ve Posta gazetelerinde engelliler ve spor üzerine yazılar kaleme alan Yavuz Kocaömer. Herhangi bir engeli bulunmamasına karşın 1996’dan beri engellilerle ilgili çalışmaların göbeğinde yer alan Kocaömer’le bu alandaki uzun süreli ilgisini; halen 420 engelli öğrenciye burs veren vakfını konuşup Türkiye’deki engellilerin durumu hakkındaki fikirlerini aldık.

* 1996’dan beri engellilerle ilgili çalışmaların içindesiniz, nasıl başladı bu ilginiz?
Deneyimim, ‘ateş düştüğü yeri yakar’ sözcüğünün hayatta karşılığını bulmuş hali. 22 yıl bedensel engelli bir ağabeyle yaşadım. Sonra da senelerce bu konuyla ilgilenmedim. Ta ki 1996’da Almanca ‘Kısaltılmış Çocukluk’ kitabını okuyana kadar. Benim gibi engelli kardeşlerle büyümüş insanların hayat hikayeleri vardı. Çok etkilendim,  yaşadıklarımız aynıydı.

* Nasıl bir ilişkiniz vardı ağabeyinizle?
Beni çok severdi. İkimiz de harçlık alırdık annemlerden, o harçlığını biriktirip bana verirdi. Öyle bir ailede ister istemez bütün ilgi ona yöneliyordu, beni huzursuzluklardan uzakta tutmak için, gitmek istemediğim halde yatılı okula vermişlerdi.

ENGELLİ AİLELERİNE SİGORTA

* Aileniz açısından çok zor muydu o yıllar?
Anne-baba memur, Anadolu Hisarı’nda oturuyorduk. Babam İş Bankası’nda genel müdürlüğe kadar çıktı. Ekonomik durumumuz kötü sayılmazdı ama yine de zorluk çekiliyordu elbette. Bazen geceleri annem babamı uyandırıp “Kalk Cahit, bize bir şey olursa bu engelli çocuğumuza kim bakacak” diye sorarmış. Babam da sakinleştirmek için “Allah’ın işine karışma, bırak bir şey olmaz” dermiş. Bugün engelli çocuklara sahip anne-babaların en büyük sıkıntıları bu durum. Bu konuda çözüm üretmek çok önemli.

* Önerdiğiniz bir çözüm var mı?
O konuda bir sigorta sistemi geliştirmeye çalışıyoruz. Bu durumdaki kişiler anne- babaları artık yaşamadıkları zaman, bizim belli bakım evlerimizde bakım altında tutulacaklar. Orijinal bir fikir, ortaklarımızla konuşma halindeyiz, sanıyorum bir ay içinde daha netleşecek ve açıklayacağız.

* TESYEV’i nasıl kurdunuz?
O bahsettiğim kitabı okuduktan sonra Perihan Savaş’ı “Sizinle çalışmak istiyorum” diye aradım. Engelliler Spor Federasyonu Başkanıydı. Bir yıl asbaşkan olarak çalıştım, Savaş ayrılınca bir buçuk yıl başkanlık yaptım ama o zamanlar devlette işler çok yavaş yürüdüğü için bırakıp TESYEV’i kurdum.

* Devlet kurumlarındaki problem ilgisizlikten mi kaynaklanıyor?
Büyük ölçüde öyle. Perihan Savaş döneminde Spordan Sorumlu Bakan Bahattin Şeker’di. 1996’da hiç kimse Engelliler Spor Federasyonu Başkanlığına aday olmadı, Savaş da Şeker’in ricasıyla başkanlığı üstlendi ama şimdi durum değişti. Artık engelliler sporunun değeri anlaşıldığı için federasyonlardaki başkanlık yarışlarında ciddi rekabetler var. 

‘PARALİMPİK FENERBAHÇE’ BAŞLIKLARI ATILIYOR

* Şimdi her şey iyiye mi gidiyor? 
En önemli eksik, eğitim. Nihayet bu yıl ilkokul kitaplarında engellilerle ilgili bilgiler verilmeye başlandı. Cehalet ve yanlış anlayışlar çok yaygın hâlâ. Mesela bir gazete geçen haftalarda Fenerbahçe’nin kötü oynadığı bir maçtan sonra büyük puntolarla başlık atmıştı; ‘Paralimpik Fenerbahçe’ şeklinde. Ertesi gün özür yazısı yayınladılar ama başlıktaki mantık çok kötü.

* Yardım amaçlı kurumlara şüpheyle bakılıyor…
Gazetede yazdığım için, ayağına bastığım insanlar her sene 2-3 kere ihbar eder vakfı, müfettişler gelir, teşekkür eder giderler. Mesela bizim vakıfta ben ya da başka herhangi bir yönetici, yurtdışı gezilerinin uçak, yemek gibi masraflarını getiremez buraya, herkes kendi cebinden öder. Hepsi hali vakti yerinde olan, bu işe bizimle birlikte gönüllü destek vermiş kişiler. Ahmet Ağaoğlu’nun, Serdar Bilgili’nin, Şenes Erzik’in, Hüsnü Güreli’nin uçak biletini neden topladığım paradan ödeyeyim.

* Güvensizlik sorunuyla hiç karşılaşmadınız mı?
TESYEV Acun Ilıcalı’yla yardı kampanyası başlattı ve sonuçlarını gazetelerde ilan etti. Ne kadar para geldi, nereye gitti, her şey belli. Ama bunu yapmayanlar da var, güvensizliğe yol açıyor tabii. 

OTELDE KAFAMA ŞEMSİYE DÜŞTÜ, BALO SALONUNU ALDIM

* Açtığınız bir tazminat davasını duymuştum, karşılığında tekerlekli sandalye almışsınız…
Genellikle davaya gerek kalmıyor aslında. Bir otelde kafama şemsiye düşmüştü, dava açmama karşılığında bedava balo salonunu tuttum. Balo yapıp para topladık insanlardan. Bir keresinde uçakta yediğim yemekten zehirlendim, bugünkü parayla 20 bin euroluk 10 tane spor sandalyesi aldırdım. Büyük bir bankanın Almanya’daki yetkilisinin, hiç hak etmediğim halde, hakkımda çok ağır bir hakaret ettiğini duymuştum. Onun genel müdürüne gidip uzlaştık. Banka yüklü bir miktarda bağışta bulundu, spor sandalyelesi aldırdık. Bir Alman bankasının temsilciliğini yapıp 150 bin euroluk 100 tekerlekli sandalyeyi Doğu’daki engellilere gönderdim. Bugün Yüksekova’da Engelliler Basketbol Kulübü var. Bu bizim uzaya gitmemiz gibi bir şey. Bu tür olaylardan topladığım para 1-2 milyon doları bulmuştur.

EYÜP TATLIPINAR_AKŞAM

 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engelli_13.jpg