Kaldırımlar Kimlere Ait?

e-Posta Yazdır PDF
İstanbul ve Ankara'da uluslararası standartlara uygun kaldırım yok. Yayalar, kaldırımları işgal eden büfe, taksi durağı, reklam panosu ve park halindeki araçlardan arta kalan kısımlarda yürümeye çalışıyorlar Buket Güler - Yaşar Durukan / Fotoğraflar: Bülent Ercan - Serkan Şentürk Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşıyorsanız, sadece 'dikkat araç çıkabilir' tabelalarının bulunduğu noktalarda değil, her an tetikte olmanız gerekir. Çünkü o otomobil, muhtemelen önünüze değil, üstünüze çıkacaktır. Artık büyük şehirlerde kaldırımda yürürken bir otomobilin altında kalmanız işten bile değil. Bu tür kazalar o kadar doğal karşılanıyor ki, olay anının görüntüsü yoksa, televizyonların haber bültenlerine bile girmiyor. İnternette 'kaldırımda yürürken otomobil çarptı' yazarak arama yaptırdığınızda, binlerce sonuç çıkıyor. İşte İstanbul'dan bir örnek: "Kartal'da alkollü halde direksiyon basma geçen Oktay G., kaldırımda yürüyen bir kadını ezdikten 200 metre sonra, aynı caddede bir başka kadına daha çaıpü. İki kadım yaşamını yitirdi." Bir örnek de Ankara'dan: "Batıkent'te Nisan Güldoğan isimli kadına, 5. Cadde'de kaldırımda yürürken otomobil çarptı. Kazada yaralanan yaşlı kadın, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı."

KALDIRIM FESTİVALİ 'Kaldırım çalışması' üzerine araştırma yapüğımzda ise karşmıza çıkan sonuç yüzbinlerce. Bu hummalı çalışmaların çoğu, elbette yayalar için değil. Çalışmalar, geleneksel hale gelen 'kaldım taşı değiştirme festivali' için yapılıyor. New York'ta, Londra'da kaldırımlar yıllarca değişmezken, Türkiye'de belediyeler, yerel seçimlere dört ay kala birbirinden güzel kaldınm taşlarını ahenkle dizmek için yanşıyor. Sadece seçimler öncesinde değil, artık her yıl tekrarlanan bu çalışmaların kimin için yapıldığı ise tartışmalı. Bir taraftan kaldırımlar yapılıyor gibi görünürken, diğer yandan kaldırımlar, taşıt trafiği yüzünden sürekli daraltılıyor ya da parça parça yok ediliyor. Yayalar, kaldınmlann 'doğal' sahipleri büfeler, taksi durakları, reklam panoları ve park halindeki araçlardan arta kalan kısımlarda yürümeye çalışıyor.
Yürünebilir şehirlere kavuşmak amacıyla kurulan Yaya Yaşam Derneği'nin yaptığı araştırma gösteriyor ki, İstanbul'da bir-iki nokta haricinde uluslararası standartlara uygun kaldınm yok.

Boğaz'a nazır Amavutköy, Bebek, Rumelihisan arasında yeniden düzenlenen kaldınmlar bile standart dışı ve yetersiz bulundu. Mecidiyeköy ve Bebek'e inen bütün yollardaki kaldınmlar ise tehlikeli ve korkunç. Dernek Başkam Banş Andırırdı, 25 çalışma arkadaşıyla birlikte gerçekleştirdiği sokak denetimleri sonucunda elde ettikleri eksiklikleri şöyle sıralıyor: "İstanbul'da standartlara uygun bir kaldınm bulmak çok zor. Bebek sahilinde çok geniş ve uzun bir kaldınm var. Orası bile standartlara uygun değil. Sağlam insanlar için bile çok yüksek. Engelli vatandaşların yardım almaksızın hareket etmeleri mümkün değil. Kaldınmlardaki İşgal altında Döner tezgâhı, meşrubat kasası, vitrin mankeni, tabelalar...

Kaldırımlar işgal altında. aydınlatmalar yeterli değil. İnsanların dinlenmesi için gerekli banklar konulmuyor. Şehirlerde, binalar arasında yaşayan insanlann nefes alması için uzun yürüme rotalanna gereksinim olduğunu düşünüyoruz. Tuvaletler olmalı. Uzun yürüyüşe çıkacak olan bir insan, ihtiyacını giderecek yer bulamama endişesiyle yürüyüşünü kısa kesmemeli. İstanbul'da, bu kriterlere uygun kaldınm mevcut değil." 2008 Türkiye'sinde, yaya haklanndan söz etmek mümkün değil. Yerel yönetimlerin kent kültürünü hiçe sayan uygulamalan, kentte yürüyen insan yokmuş gibi davranılmasma neden oluyor. Yaya

Yaşam Demeği üyeleri, yurtdışındaki benzer demeklerle işbirliği halinde çalışıyor ve yaklaşan yerel seçimleri, hazırlayacakları raporlarla başkan adaylarını etkilemek ve onlardan taahhütler almak için fırsat olarak görüyorlar. Gerekirse sokakları kapatıp, eylem yapacaklar.
Sadece kaldınmlann, yollann yürümeye engel olmadığım, gasp, taciz korkusunun da yürümeyi zorlaştırdığını söylüyorlar. Bu nedenle birçok sokağm terk edildiğini, buraların çetelere bırakıldığını yetkililere bir kez daha duyurmak istiyorlar.
Demek yetkililerinin verdiği bilgiye göre, bu konuda belirli standartlar getiren 'Avrupa Yaya Haklan Bildirgesi'ni şu ana dek sadece Kadıköy Belediyesi imzaladı. Herhangi bir yaptırım içermeyen bu bildirgenin bile imzalanmaması gösteriyor ki, yaya Yaya Yaşam Derneği üyeleri, gerekirse sokakları kapatıp eylem yapacaklar.

Ankara'nın durumu ise İstanbul'dan beter. Başkentin en büyük caddesi Atatürk Bulvan'nın bazı noktalarında iki kişi yan yana bile yürüyemiyor. Bilindiği gibi, dünyanın çağdaş kentlerinde yayalann geçiş üstünlüğü vardır. Kaldırımlar ve geçitler, bu ilkeye uygun olarak düzenlenir. Yaşlı, genç, engelli, çocuk, herkesin yaya olabileceği hesaba katılarak, kaldırımlar 'düzayak' yapılır. Alt ve üst geçitler zorunlu haller dışında, öncelikli tercih değildir. Şehrin merkezi konumundaki bazı caddeler araç trafiğine kapaülır ve yayaların kullanımına açılır. Gezinti alanları oluşturularak > İDEAL KALDIRIM NASIL OLUR?
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından yayımlanan 'Şehiriçi Yollar - Yaya Kaldırımı Koruyucu Engelleri - Tasarım Kuralları' el kitabına göre, ideal kaldırımlarda aranacak nitelikler şöyle:
¦ Yayanın ayağının takılacağı beton veya demir herhangi bir çıkıntı, bitmiş kaplama taşında topukların girebileceği genişlikteki delikli yüzeylerden kaçınılmalıdır.
¦ Kaldırımların genişliği, elverişsiz hallerde üç metreye kadar inebilir. Ancak bir metreden az olmamalıdır.
¦ Kaldırımlar üzerinde yürümeye engel olarak çiçeklik, taş, demir, trafik işareti, ilan levhası, ağaç gibi elemanlar, yayaların takılabileceği çıkıntı ve delikler bulunmamalıdır.
¦ Bordur taşı üst seviyesi, taşıt üst yolu kaplamasından en fazla 15 santimetre yüksek olmalı.
Kaldırımların üzeri sökülüp takılır malzemeyle kaplanmalıdır. Alt ve üst geçitler zorunlu haller dışında, öncelikli tercih değildir.

Yan yana yürünmüyor.. Başkentin en büyük caddesi Atatürk Bulvan'nın bazı noktalarında iki kişi yan yana bile yürüyemiyor.
yayaların nefes almaları sağlanır. Yayalar açısından bakıldığında, Ankara'nın sergilediği performans 'içler acısı'. Dünyanın çağdaş metropollerindeki önemli caddeler yayalar için ayrılmıştır. Tıpkı, Paris'in Champs Elysee Bulvarı, Tokyo'nun Rapongi Hills Caddesi gibi Bu bulvarlarda öncelik yayalara verilip, yaklaşık 50-60 metrede bir de güvenli yaya geçitleri ile desteklenir. Oysa Ankara'da, sadece Kızılay'da 20'ye yakın üst geçidin olması, yerel yönetimlerin yayalara gösterdiği ilgiyi de apaçık gözler önüne seriyor.
Alt ve üst geçit uygulamalarının araç trafiğini bazı noktalarda rahatlattığı bir gerçek. Ama unutulan şu: Şehirde sadece taşıt trafiği yok. Taşıt ulaşımının 'kesintisiz akımı' için yapılan uygulamalar, yayalar için zaman zaman faciaya dönüşebiliyor. Göstermelik yapılan kaldırımlar yayaların yan yana yürümesini bile imkânsız kılarken, bazı güzergâhlarda karşıdan karşıya geçmek için de yüzlerce metre yol kat etmek gerekiyor.
ÖRNEK DİYARBAKIR Ankara ve İstanbul'da yayalar kaldırımda ölürken, Diyarbakır'da kaldırımlar Avrupa Birliği (AB) uyum yasaları kapsamında yeniden düzenleniyor. Uluslararası standartlara uygun dizayn edilen kaldırım taşlarının ortasına, görme engelli vatandaşların bile rahatlıkla yürüyebileceği özel bir bölüm oluşturuldu. Yaklaşık 9 bin görme engelli vatandaşın yaşadığı Diyarbakır'da, engelliler hiç kimsenin yardımım almaksızın kaldırımlarda tek başlarına yürüme şansı buldu. Özel kabartmalı taşlar, kentin bütün ana caddelerindeki kaldırımlara döşeniyor.


İnsan Hakları Derneği'nin 1990'da hazırladığı Yaya Hakları Bildirgesi MADDE 1: YAYA KALDIRIMLARI YAYALARINDIR Bütün yerleşim merkezlerinde, örgün ve yaygın yaya kaldırımı ağının bulunması, en temel yaya hakkıdır. Araçlar, yaya kaldırımına park edemez.
Kaldırımlar üzerindeki bütün fiziki ve toplumsal engeller, serbest yürüyüşü aksatmayacak biçimde düzenlenir...
MADDE 2: KENT MERKEZİ YAYALAR İÇİNDİR Toplu taşım dışındaki araçlar, merkeze girmekten özenle kaçınır. Yaya bölgeleri, giderek bütün merkezi kapsayacak biçimde genişletilir. Yaya bölgeleri, her türlü motorlu araçtan, kesinlikle arındırılır...
MADDE 3: GEÇİTLERDE ÜSTÜNLÜK, MUTLAK OLARAK YAYALARINDIR Yayaların gereksindiği kadar sık yaya geçidi sağlanır. Yaya geçitleri işaretlenir ve buraları, hiçbir biçimde, araçlar tarafından işgal edilemez. Yayalar için yeşil ışık süresi, gerekli yürüme süresine göre ayarlanır. Zemin katı yayalarındır.
Genel kural olarak yayalar, üst ve alt geçitlere zorlanamaz.
MADDE 4: HERKESİN İSTEDİĞİ YERE, YAYA YOLLARINDAN GİTME HAKKI VARDIR Kentlerde, motorlu trafik altyapısından tamamen ayrı, sırf yayalar için özel yollar yapılır. Her çocuğun, okula yaya yolundan güvenlik içinde gitmesi sağlanır. Kent yönetimi, yaya yolunu hizmet ve tesislerle donatır. Yaya yoluna paralel bisiklet yolları yapılır....
MADDE 5: KENT YAŞAMININ GERÇEK SAHİPLERİ YAYALARDIR Yayalık, insanlar arası etkileşimi artırıp kentsel kültüre katkıda bulunduğu için, desteklenir ve özendirilir. Yayalar, yerel yönetimlerle birlikte, yayalık haklarını savunabilecek, şikâyetlerini iletecek bir örgütlenme geliştirir. Trafikle ilgili alınan kararlar ve görevli polisler, yayaların haklarını da gözetir ve korurlar... TEMPO Aralık 2008...

 

 
 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engelli_40.jpg