Küçük Ayşen adalet peşinde büyüdü

e-Posta Yazdır PDF

Küçük Ayşen adalet peşinde büyüdü


Yanlış iğne yapılması nedeniyle 2.5 yaşında kolunu kaybeden Ayşen, hukuk mücadelesi içinde büyüdü. Adalet arayışında son noktayı koyan AİHM, Türkiye’yi 18 bin avro tazminata mahkûm etti

YONCA CİNGÖZ

İSTANBUL - 13 yıl önce, soğuk algınlığı için gittiği hastanede yanlış iğne yüzünden kolunu kaybederek çıkan ve yıllar süren hukuk mücadelesiyle Türkiye’nin tanıdığı Ayşen Başaran ve ailesi bu süreci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 18 bin avroluk tazminatıyla noktaladı. AİHM, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle Türkiye’yi cezaya mahkûm etti. Başaran ailesi hem mutlu, hem yorgun. Yıllar süren yargılamalarda tazminat kazansalar da ne doktorun ne hemşirenin suçlu bulunmaması hâlâ onları üzüyor. Kolunu iki buçuk yaşında kaybeden Ayşen ise artık 16 yaşında. Avukatlık düşünün yerini ise çocuk psikoloğu olma arzusu almış.
Ayşen Başaran, 1995 yılında soğuk algınlığı nedeniyle evlerinin yakınındaki Lüleburgaz SSK Hastanesi’ne götürüldüğünde iki buçuk yaşındaydı. Yapılan yanlış iğne sonucu sol kolu kesildi. Aile hem ceza hem tazminat davası açarak yıllar sürecek ve ‘sembol’ haline gelecek bir hukuk mücadelesine başladı. Lüleburgaz Adliyesi’ndeki duruşmalara ailesiyle birlikte katılan Ayşen Türkiye’nin ve basının gözü önünde büyüdü. Ceza davası 2000’de sonuçlandı. Cezalandırılması istenen sağlık görevlilerinden yalnızca iğneyi yapan hemşire 185 bin lira para cezası aldı. Ancak ceza ‘affa’ uğradı. Tazminat davası 2001’de bitti ve SSK 119 milyar tazminata mahkûm edildi.
Oysa aile ne kurumu ne de sorumluları affetmedi. Yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle 2003’te davayı AİHM’ye taşıdılar. Bu dava da beş buçuk yıl sonra sonuçlandı. AİHM, yargılamada makul sürenin aşıldığına karar vererek Türkiye’yi 18 bin avro para cezası ödemeye mahkûm etti.

Hayatının yüzde 81’i
Kararın ardından aile, avukatları Cengiz Hortoğlu’yla birlikte bir kez daha basın karşısına çıktı. “Ayşen hayatının yüzde 81’ini yargı süreci içinde geçirdi” diyen Hortoğlu, “Son noktayı koyduk. Alınan karar Ayşen’in kolunu geri getirmeyecek ancak hak arama açısından sembol oldu” diye konuştu. Başaran ailesinin sevinciyse geç ve ‘dışardan’ gelen adalet yüzünden buruk. Baba Hüseyin Başaran, Ayşen’in halinden sorumlu tuttukları doktor ve hemşirelerin hâlâ aynı hastanede çalıştıklarını, umursamaz tavırlarına dayanamadıkları için oraya hiç gitmediklerini anlatıyor. Lüleburgaz’da insanların “Ne diye bu kadar uğraşıyorsunuz, niye yabancı mahkemeye gidiyorsunuz” diye sorduğunu söyleyen baba Başaran, “Yaşamayan anlamıyor. İlla bir insan yıkıldıktan sonra mı hakların alınması lazımdı” diye sordu.

Elektronik kolu yok Şimdi 16 yaşında olan Ayşen Başaran, hareketini kolaylaştıracak elektronik kolun yaklaşık 10 bin avro olduğunu ve henüz alamadıklarını söyledi: “Biz davanın çabuk bitmesini daha çok isterdik. Medyada olmaktan hoşlanmıyorum. Çocuklarla ilgilenmeyi çok seviyorum. Çocuk psikologu olmak istiyorum...”

 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engelli_49.jpg