İki aktivistle söyleşi

e-Posta Yazdır PDF

Şadiye Dönümcü (Yaşlı Hakları Yazarı)
Gülgen Dural (Türkiye Güçsüzler ve Kimsesizlere Yardım Vakfı Genel Başkanı)

Yazı yazmanın da bir tür aktivizm olduğunu düşündüğümüzde Şadiye Dönümcü, aslında Türkiye’de yeni şekillenmeye başlayan yaşlı hakları konusunu gündemde tutmak için çaba sarfeden önemli isimlerden biri. Sosyal hizmetler öğrenimi gördükten sonra meslek yaşamını çeşitli çocuk yurdu, bakımevi ve huzurevlerinde sosyal hizmet uzmanı
olarak sürdüren Dönümcü, 1998 tarihinden bu yana SHÇEK Genel Müdürlüğü Yaşlı Bakım Hizmetleri Dairesi’nde şube müdürü olarak görev yapıyor. “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ve SYDV”
başlıklı çoğaltılmış yüksek lisans tezi çalışmasının yanı sıra, editörlüğünü yaptığı “Yaşlılık El Kitabı”, “Yaşamla Bütünleşmiş Bir Mesleğin Öyküsü:Sema Kut ve Sosyal Hizmet” isimli kitapları bulunuyor. Yayımlanma aşamasında olan kitapları ise şöyle: “Yaş-Yaşam-Yaşlılık (dereleme)”, “Ben
Çemişkezek(!) Huzurevi Müdürü İken (sözlü tarih çalışması)”, “Yaşlılıkta Bakım Üzerine”. Dönümcü aynı zamanda TRT’de yayımlanan ve yaşlılık dönemi sorunlarını irdeleyen “Mavi” ve “Ömür Dediğin” adlı programların da kaynak metin yazarlığını ve danışmanlığını yaptı.
Şadiye Dönümcü’nün yaşlılık üzerine yazıları bianet.org ve sosyalhizmetuzmani.org sitelerinde düzenli olarak yayımlanıyor.
1984-85 yılları arasında Ulus Lions Klübü’nün başkanlığını yapan Gülgen Dural ise 1986 yılında annesi Fahriye Çınar’ın mal bağışı üzerine arkadaşlarıyla birlikte Türkiye Güçsüzler ve Kimsesizlere Yardım Vakfını kuruyor. Dural, o tarihten bu yana vakfın kurucusu ve genel başkanı olarak görevini sürdürüyor. Ankara, Beypazarı ve Eskişehir’de çok sayıda yaşlı bakımevi ve Ankara Etlik’te bir liseyi hizmete açan vakıf, aynı zamanda birçok öğrenciye burs imkânı da sağlıyor.

Türkiye’de yaşlılara ne tür ayrımcılıklar uygulanıyor?
Şadiye Dönümcü: Toplumsal hizmetlerden yararlanmak isteyen yaşlıların
yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken, özürleri ya da diğer konumları nedeniyle ayrım
görmemesi yaşlılar açısından bir hak. Yaş tüm dünyada negatif ayrımcılık
nedeni.
Gülgen Dural: Ülkemizde yaşlı ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor.
Kentlerimizde yaşlıların hasta, sakat, engel durumları dikkate alınarak yeni
yaşam projeleri uygulamaya konulmuyor, ulaşım, sağlık, kültür-eğitim-spor
gibi önemli gereksinmelerde onların şartlarına uygun koşullar oluşturulamıyor.
Yaşadıkları binalar ve bina içi tasarımları fiziki ve sağlık koşullarına uygun
projelendirilmiyor.
Yaşlıların haklarının ihlal edilmesinin tüm topluma çıkarttığı fatura nedir?
G.D.: Yaşlı bireyin kendisine olduğu kadar diğer bireylere ve topluma karşı
taşıdığı sorumluluğu da kapsayan yaşlı haklarının ihlal edilmesi, gelecekte
yaşlanacak olan bireylerin haklarının da ihlal edilmesi anlamına gelir. Ekonomik
güvence, sosyal sigorta ve özel sigortaların uygulanmaması toplumdaki tüm
bireylere yansır.
Yaşlıları korumakla yaşlılığı bir hak alanı olarak tanımlamak arasında nasıl
bir yaklaşım farkı var?
Ş.D.: Korumak lütuf, diğeri vazifedir. Yaşlı insan, talep ettiği hizmeti insan
olduğu için hak eder.
G.D.: Yaşlıyı koruma yaklaşımında; yaşlıyı himaye etmek, re’sen onun adına
karar vermek, onun adına tedbirler almaktır. Yaşlının aktif katılımından çok onu
pasifize eden bir anlayıştır. Halbuki, yaşlılığı bir hak olarak tanımladığımızda,
yaşlının kendisi, geleceği, ailesi ve yakınlarıyla ilgili karar vermesi ve yaşam
koşullarını belirleyebilmesi söz konusudur. Kendi haklarının neler olduğu
konusunda yaşlının bilinçlendirilmesi de bu hizmeti üstlenen birey, kurum ve
kuruluşların görevidir.
Türkiye’de yaşlı hakları alanında çalışan kaç sivil toplum örgütü var ve
bunların kaçı meseleyi bir hak alanı olarak kavrıyor?
G.D.: Türkiye’de sayısal olarak kayıtlı 14 adet yaşlı alanında faaliyet gösteren
STK bulunuyor.
Ş.D.: Avrupa Birliği sürecinde sosyal hizmetlere verilen önem, yaşlılık alanında
çalışan STK’ların niceliksel ve niteliksel artışına neden oldu. Dünyada sosyal
hizmetlerin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde hareket noktası ‘muhtaçlık’ idi.
Ülkemizde halen yürürlükte olan sosyal hizmet mevzuatında da ‘muhtaçlık’
kavramı hakim: korunmağa muhtaç çocuk, yaşlı ya da özürlü gibi. Mevzuat ve
uygulama muhtaçlık üzerinden gidince sosyal hizmet alanında çalışan gönüllü
kuruluşların da bakışı böyle gelişti. Tüm dünyadaki gelişim bu minvalde gittiyse
de uluslararası belgelerin de çok önemli etkisiyle muhtaçlık kavramı, yerini “hak”
kavramına bıraktı. Kanımca biz bu iki kavram arasında geçiş noktasındayız.
Yaşlı hakları aktivizmi konusunda Türkiye ve dünya neler oluyor? Aktivizm
sayesinde bugüne kadar neler elde edildi?
Ş.D.: Yaşlı haklarının miladı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca 1982 yılında
yapılan 1. Dünya Yaşlanma Asamblesi. Bu asamblede benimsenen “Yaşlanma
1982 – Yaşlılık İlkeleri” tüm dünya ülkelerinin yaşlılık alanındaki düşünce ve
planlama sürecine yol gösterdiği için çok önemli. 1999 Dünya Uluslararası
Yaşlılar Yılı çalışmaları da yaşlıların tam katılımıyla oluşan eşitlik esasına dayalı,
ayrımcılığın olmadığı, bütün yaş gruplarını kapsayan bir toplum yaratılmasına
anlamlı katkı verdiği için önemli. “Yaşlanma-2002: Uluslararası Eylem Planı”
da çok önemli. Ülkemizde ise, Yaşlanma Ulusal Komitesi’nin hazırladığı ve bu
eylem planını temel alan ve 2007’de kabul edilen “Türkiye de Yaşlıların Durumu
ve Yaşlanma Ulusal Eylem Planı”nı hayata geçirecek mekanizmanın kurularak
işlevlerini yerine getirmesi gerekiyor.
Aktivizm için yaşlı hakları konusunu seçmiş olmanızın özel bir nedeni var
mı?
Ş.D.: Bu alanı seviyorum. Yaşlıların mevzuat bazında ‘hak’lı olması yetmiyor;
uygulamada da ‘hak’lı olmaları için en azından yazdıklarımla, yaptıklarımla
farkındalık yaratmağa bir nebze bile olsa katkı vermenin önemli olduğunu
düşünüyorum.
G.D.: Bu hizmet önce sevmekle başlar. Gece-gündüz demeden, yaz-kış bilmeden,
bayram-pazar düşünmeden bu işe sarılmak ve sevmek gerekir. Ülkemizde
yapılan her hizmetin yalnız çocuklar ve genç kuşaklar için düşünülmesi beni
hep rahatsız etmiştir. Vakıf olarak, eğitime katkı payı gibi “yaşlı havuzu”
oluşturulması konusunu da her ortamda dile getiriyoruz. Bizim yaşlılarımız
da ABD, AB ülkelerinde olduğu gibi ekonomik koşulları iyileştirilerek sağlıklı
yaşamalı, dünyayı onlar gibi gezmeli, tanımalı, görmeli, bir kenara itilmediğini
hissetmeli.
Şadiye Dönümcü: e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Türkiye Güçsüzler ve Kimsesizlere Yardım Vakfı Genel Merkezi:
Adres : Fatih Cad. Tepebaşı Durağı Keçiören/ANKARA
Tel : 0 312 314 30 34- 314 39 93 • Faks : 0 312 360 30 40
E-posta : Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Web: www.turkiyegucsuzlervakfi.org

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi
89.sok. 14/9, 06550 Yıldız Çankaya / Ankara
Tel: (312) 442 42 62 (pbx)
Faks: (312) 442 57 55
e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
web: www.stgm.org.tr
 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engellikedi_4.jpg