Ötekileştirmeyi kırmak için bir araç: yazılı basın eğitimi

e-Posta Yazdır PDF
Ankara Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği, başta şizofreni hastaları olmak üzere toplumun farklı kesimlerine uygulanan ayrımcılık ve ötekileştirmeyi görünür kılmak ve bunların dile yansımalarıyla mücadele edebilmek için bir eğitim çalışması yaptı. Gazeteci Umut Koşan’ın kolaylaştırıcılığında altı ay süren atölye çalışmalarında öncelikle “kişisel iletişim” başlığı altında, ötekileştirilen ve ötekileştirilmeyen bireylerin birbirleriyle ilişkileri incelendi. Pratik örneklerin katılımcı üyelerle tartışılarak sürdüğü çalışmada benimsenen etkileşimli yöntemler katılımcıların kendilerine güven duymalarını sağladı. 

“Kelimeler parmaklık olmasın!”
“Kelimeler parmaklık olmasın!” sloganıyla gerçekleştirilen yazılı basın eğitim atölyesinde yazılı basında çıkan ve ayrımcılık ve ötekileştirme içeren haberlerin etki düzeyi somut örneklerle gösterildi. Gazete haberlerinde habere konu olan şizofreni hastalarının olumsuz örneklerine yer verilirken, şizofreni hastalarının olumlu örneklerine yer verilmediği tespit edildi. Medyanın haberlerde önyargı dilini kullanarak,  toplumdaki önyargılı düşünceleri çoğalttığının da dile getirildiği çalışmalarda aynı haberin çeşitli gazetelerde nasıl yer aldığı irdelendi. Haberin temel öğelerine sadık kalınarak gerçekleştirilen haber toplama ve yazma uygulamaları basın meslek ilkelerini ve insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı, milliyet, ırk, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmamayı kendisine referans alıyor.

Mavi Kart gazetesi çıkıyor
Altı aylık çalışma sonunda yaygın medyada yer alan şizofreni hastalarıyla ilgili haberlerde kullanılan olumsuz dili de eleştirme amacı taşıyan Mavi Kart isimli bir gazete çıkartılacak Çalışmaya katılan dernek üyeleri tarafından “Medyanın mahkum ettiklerini biz mavi kart olarak özgürleştirmek istiyoruz”  sloganıyla onbeş günde bir yayımlanacak gazete kültürel yapıdan kaynaklı olarak ön yargıya maruz kalan dezavantajlı grupları - kadınlar, çocuklar, LGBTT bireyler, engelliler, biyolojik ve psikolojik hastalığa sahip bireyler -  hedef alan önyargılı haber dilini değiştirip dönüştürmede bir model olmayı hedefliyor.

Hak savunuculuğu yapan örgütler için de önemli
Çalışma sayesinde önyargıların yaşama bakışı nasıl etkilediği ve medyanın da bu önyargıları arttıran ya da azaltan bir etkisi olduğunu gördüklerini belirten dernek üyesi ve atölye katılımcısı Yasemin Şenyurt “Çalışmanın bir ders değil sohbet şeklinde geçmesi ve Umut’la karşılıklı olarak birbirimizden bir şeyler öğrendiğimizi bilmek bizim için önemliydi” şeklinde konuştu. Eğitimci Umut Koşan ise çalışma ile ilgili şunları söyledi: “Gazetelerin haberdeki neden sonuç ilişkisini hakim düşünce dili ile kurmaları önyargıyı ‘normal’leştiriyor. Önyargı öğrenilen bir şey olduğu için bireyin bilinçaltına yerleşerek “ötekileştirme” yöntemiyle sıradanlaşıyor. Kadın hareketi durumun farkına vardığı için, son yıllarda medya izleme yapıyor ve kadına yönelik medyadaki hakim negatif dili deşifre ediyor. Oysa biyolojik ve psikolojik açıdan ayrımcılığa maruz kalanlar medyadaki hakim negatif dile karşı refleksiz kalıyor, daha acısı,  medya da ‘görünür’ olmak amacıyla bu ayrımcı dili kabulleniyor. mektedir.  Bu konu hak savunucuğu yapan STÖ’ler için de önemli bir sorun. Bu açıdan Ankara Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği’nin olanaklarıyla geçekleştirdiğimiz bu medya atölyesinin önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.”
 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engelli_31.jpg