Sokakların çatısı yok

e-Posta Yazdır PDF

Gazete Kadıköy... Türkiye’nin geleceği olan çocuklar sokaklara itilerek hayatları karartılıyor. Bir yanda sokakta tiner veya bali koklayarak tüm dünyalarını unutan çocuklar, bir yanda da ailelerini geçindirmek için küçük yaşta hayatın zorluklarını üstlenen çocuk işçiler… Sokakta çalışan işçi çocuklar henüz arkadaşlarıyla okula gidecek yaşta evlerine ekmek götürmek zorunda kalıyor. Simit, su, mendil satarak veya ayakkabı boyayarak hayatlarını kazanmaya çalışan çocuklar, geleceklerini sokaklarda aramaya devam ediyor. Aynı zamanda tamirhanelerde küçük elleriyle araba boyamaya çalışan çocukların dramları herkesi derinden etkiliyor.
Sokakta çalışan çocuk problemi önemli ve her geçen gün büyüyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.. Eğitim almaları gereken süreçte sokaklarda sağlık ve güvenlik açısından riskli ortamlarda yaşayan çocukların evden koparak sokak çocuğu olmaları önemli bir sorun. Ağırlıklı olarak Fatih, Ümraniye, Gaziosmanpaşa ve Pendik’te ikamet ettikleri belirlenen çocukların çalışmak için tercih ettiği semtler arasında Kadıköy başta geliyor. Özellikle Taksim, Kadıköy ve Bakırköy’de sokakta mendil, sakız ve çiçek satan kız çocuklarının sayısının yüksek olduğu görülüyor. İstanbul Sosyal Hizmetler İl Müdürü Seyfi Bozçelik de, olumsuz ekonomik şartlar nedeniyle ailesinin geçim sorumluluğunu sokaklarda, pazarlarda satış yaparak üstlenen çocukları, sokaklarda büyük tehlikelerin beklediğini söylüyor. Bozçelik, İstanbul’da sokakta yaşayan çocuk sayısında önemli bir azalma ancak sokakta çalışan sayısında artış olduğu belirtiyor.

 

İstanbul’da 4 bin çocuk işçi
“Sokakta çalışan çocuk sayısında artış var" diyen Bozçelik, bu sayının İstanbul’da 4 bin civarında olduğuna dikkat çekiyor. Sürekli ceza verilmesine rağmen bu işi meslek haline getiren 200 civarında aile olduğunun altını çizen Bozçelik, çocuklarını sokaklarda çalıştıran ailelerin ağırlıklı olarak ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu yola başvurmak zorunda kaldıklarını söylüyor.
Ailelere katkı için destek programlarını hazırladıklarını ve maddi yardım sağladıklarını ifade eden Bozçelik, sokaklarda çalışan çocuk sayısını azaltmanın ilk yolunun bu çocuklardan alışveriş yapmamak olduğunun altını çiziyor. Bozçelik, “Türk toplumu vicdanlı olduğu için çocukları gördüğünde, ’Bak çocuk hırsızlık yapmıyor, çalışıyor’ gibi bir mantıkla çocuklardan alışveriş yapılıyor. Bunu kesmemiz lazım. Ayrıca sokaklarda suçla tanışan ve yavaş yavaş suça itilen bu çocuklar daha sonra suç örgütlerinin bir parçası haline geliyor. Bu durumun önüne geçilmesi gerekiyor” diye konuşuyor.


Çocuk işçiler bunalımda
Türkiye’de en az 42 bin çocuğun sokaklarda yaşadığı ya da çalıştığı tahmin ediliyor. Bu sorunun en çok görüldüğü iller İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Diyarbarkır, Adana, Mersin, Bursa, Erzurum ve Gaziantep. Bu çocukların büyük çoğunluğu, daha iyi yaşam standartları arayışı içinde şehirlere akın eden ve sosyal olarak sınırlı olan göç etmiş ailelerden geliyor. Bu çocukların birçoğu okula düzensiz gidiyor, çünkü onlar için öncelikli olan sokaklarda çalışıp para kazanmak.....
Sokakta yaşamaya itilen çocukların bir bölümü, ev ve aileleriyle zayıf bağlara sahip. Yoksulluk ve sosyal dışlanma yaşayan ailelerde aile içi güvensizlik ve çatışma görülüyor. Bu ortam yüzünden yıpranan çocuklar evleri, aileleri ve eğitim sistemi ile bağlarını kısa zamanda koparıyor. Çocukların içinde bulunduğu bu şartlar psikolojilerini olumsuz yönde etkiliyor.
Uzmanlar, sokakta çalışan çocuklarda, çalışmayanlara göre iki kat daha fazla depresif belirtiler görüldüğünü belirtiyor. Depresif belirtiler gösteren çocuklarda duygusal çöküntünün ortaya çıktığını ifade eden uzmanlar, bu durumun çocuğu pek çok olumsuz sonuca götürebildiğine dikkat çekiyor. Çocukları sokakta yaşamaya veya çalışmaya iten nedenlerin çözümü için pratik ve kalıcı yöntemler uygulanması gerekiyor. Bir çocuk sokakta yaşamaya itilmiş ise, ailelere yönelik sağlık, beslenme, sosyal yardımlar ve geçici konaklama imkanlarının birbirini tamamlayacak şekilde koordine edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sorunun çözümü için hem merkezi hem de yerel yönetimlerin gerekli ilgiyi göstermesi ve destek vermesi büyük önem taşıyor.
 

 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engelli_34.jpg