Oğlum cezaevinde ölecek

e-Posta Yazdır PDF

ADANA’da üç katlı müstakil evlerinin çatısından içtiği esrarın etkisiyle düşüp belden aşağısı felç olan 19 yaşındaki Emrah Alişan, ‘hırsızlık ve yaralama’ suçundan kesinleşen toplam 6 yıl 5 ay hapis cezasını felçli halde çekiyor.

HURDA ÇALARKEN YAKALANDI
Sarıçam Mahallesi’nde oturan ve ailenin tek çocuğu olan Emrah Alişan, 2006’da bir arkadaşını bıçakla yaralamak suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildi. Alişan, tutuksuz yargılandığı bu davadan çıkan kararın Yargıtay'dan onanması beklenirken, 16 Mayıs 2007’de bir hurdacıdan 15 TL’lik hurda çalarken yakalandı.

Bu suçtan da Adana 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Alişan, 20 Eylül 2007’de içtiği esrarın etkisiyle evlerinin çatısından düştü, belden aşağısı felç oldu. Alişan, tedavisi devam ederken, kesinleşen hapis cezalarını çekmek üzere cezaevine konuldu. Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Alişan, durumunun kötüleşmesi üzerine çeşitli hastanelerde tedavi edildi.

‘OĞLUMU AFFEDİN’
Anne Şükran Alişan, hastanelerde ve cezaevinde ziyaret ettiği oğlunun ölüme terk edildiğini iddia edip Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Adalet Bakanlığı’na dilekçe göndererek cezasının affedilmesini ya da evde çekmesini istedi. Bakanlık cevabında, Alişan hakkında rapor aldırılmasını istedi. İstanbul Adli Tıp Kurumu 3’üncü İhtisas Kurulu verdiği raporda oy çokluğuyla Alişan’ın sürekli sakatlık kapsamında olmadığı belirtilirken, üye Prof. Dr. Sema Umut ise muhalefet şerhi koyarak sürekli sakatlık kapsamında olduğunu iddia etti.

Raporla eli kolu bağlanan anne Şükran Alişan, 3 çocuğundan 20 yaşındaki Mehmet’in 2003’te öldürüldüğünü, kızı o zaman 19 yaşında olan Yasemin’in ağabeyinin acısına dayanamayıp doğum gününde intihar ettiğini söyledi. Kalan tek çocuğu olan oğlu Emrah’ı da kaybetmek istemediğini belirten Alişan, şunları söyledi:

“Oğlumun kalça kemikleri çürümeye başladı. Oğlum göz göre göre ölüyor. O benim tek evladım. Ne olur oğlumu kurtarın. Rapor şaibeli.

Ergenekon’da yargılanan İbrahim Şahin’i kurtaran doktorun da aralarında bulunduğu heyet oğlumu tam muayene etmeden ‘sakat değil’ raporu veriyor. Ama, aynı heyetteki başka doktor ‘sakattır’ diyor. Yeni bir heyet oğlumu tekrar muayene etsin. Oğlum çürüyor. Çürüyen, sakat arabasına mahkum olan birisi nasıl sağlam olur. Keşke sağlam olsaydı da cezasını çekseydi. Bana oğlumun ölüsünü vermeyin. Bana tekrar evlat acısı yaşatmayın.”


(milliyet)

 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engelli_36.jpg