8 Mart Kadınlar Günü yaklaşırken, kadınlar politika ve iş dünyasında hala erkeklerin gerisinde

e-Posta Yazdır PDF
AB genelinde kadınlar erkeklerden yüzde 17.4 oranında daha az kazanıyor. Kadın-erkek maaşları arasında en büyük fark Estonya’da. 8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesi yayınlanan AB istatistikleri, kadın-erkek eşitsizliğinin gelir düzeyinde açık bir şekilde hissedilmeye devam ettiğini ortaya koyarken, AB genelinde başlatılan yeni bir kampanya kadın-erkek eşitsizliği konusunda çok fazla yol kat edilmediğine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Kampanyanın öncelikle dikkat çekmek istediği konuların başında, kadın ve erkek işgücüne verilen değerin eşit olmaması. AB genelinde yapılan araştırmalar, kadın ve erkek maaşları arasındaki farkın büyük ölçüde kadın işgücüne yeterince değer verilmemesinden ve kadınların özel hayatları ile profesyonel hayatlarını dengelemekte karşılaştıkları sorunlardan kaynaklandığını ortaya konuyor. Bu eşitsizliğin en fazla izlendiği ülke Estonya. Estonya’da kadınların ortalama gelir düzeyi erkeklerin yüzde 30.3 altında. Estonya’yı Avusturya, Slovakya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Kıbrıs ve Almanya izliyor. Kadın-erkek gelir düzeylerinde eşitsizliğin en az olduğu ülkeler ise İtalya, Malta ve Polonya. İtalya’da kadınların gelir düzeyi erkeklerin yüzde 4.4 altında. Bu oran MaltA’da yüzde 5.2, Polonya’da yüzde 7.5. Fakat bu ülkelerde kadınların istihdama katılım oranı da çok düşük. Gelir eşitsizliği, kadınların ileri yaşlarda daha büyük bir fakirlik riski ile karşı karşıya oldukları anlamına geliyor, çünkü gelir düzeyinin düşük olması, emeklilik maaşının da düşük olmasına neden oluyor. Bugün AB genelinde 65 yaş üzerindeki kadınların yüzde 21’i fakirlik riski ile karşı karşıya. Aynı durumda olan erkeklerin oranı ise yüzde 16. AB’nin sosyal işlerden sorumlu komiseri Vladimir Spidla’ya göre, bu sorunu çözmek için işverenden, sendiklara, ulusal otoritelerden, vatandaşlara kadar herkese görev düşüyor. Kadınların çoğunlukla part-time veya düşük ücretli görevlerde çalıştıklarına dikkat çeken Spidla, kriz zamanlarında da en fazla etkilenen kısmın kadın çalışanlar olduğunu ifade ediyor. Spidla, şirketlerin daha fazla kadın çalışan işe alarak, işsizlik seviyesini azaltabileceklerine dikkat çekiyor. Spidla’nın dikkat çektiği bir diğer konu da ayrımcılığın verimliliği düşürdüğü. Spidla’nın bu yönde verdiği örnekler şöyle: Finlandiya’da 15 bin KOBİ arasında yapılan araştırmaya göre, kadınların yönettiği şirketler erkeklerin yönettiği şirketlere oranla yüzde 10 daha başarılı. Fransa’da gerçekleştirilen bir başka araştırma ise, yönetim kurullarında daha fazla kadın üye bulunan şirketlerin borsada daha iyi performans sergilediğini ortaya koyuyor. Fakat tüm bu sonuçlara rağmen, büyük şirketler ve bankaların üst düzey yönetimlerinde erkeklerin egemenliği sürmeye devam ediyor. Üye ülkelerin merkez bankalarının başında erkek yöneticiler var; karar alma süreçlerinde bulunan kadınların oranı ise sadece yüzde 17. Büyük şirketlerin yönetiminde ise kadınların mevcudiyeti bankalara oranla çok daha sınırlı. Büyük şirketlerin yönetim kurullarının yüzde 90’ını erkekler oluşturuyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, AB istatistiklerinin yansıttığı bir diğer gerçek de, kadınların siyaset hayatında da yeterince temsil edilmedikleri. Bugün Avrupa Parlamentosu’nda kadınların oranı sadece yüzde 24. Ulusal hükümetlerde ise bakanların sadece dörtte birini kadınlar oluşturuyor.
 

Mesaj eklemek için yetkiniz bulunmamaktadır...

Zihinsel engelli kızların kısırlaştırılmasını doğru buluyor musunuz?
 
engelli_40.jpg